HEY İÇİMDEKİ BEN NABER? İÇİNDEKİ SENDEN NE HABER ?

Şuan başlıktanda anlıcağınız üzere kendimle konuşmaya başladım yok deli gözüyle bakmayın gerçekten uzun zaman oldu bayadır iyi aramız meğer en yaķınımdakinin sesini duymaya ne kadar çok geç kalmışım şöyle başladı ilk tanışmamız hala dikkatli bir şekilde okumaya devam ediyorsan benim deli olmadığıma inanmadıgindan değil bende konuşuyorum acaba delimiyim sorusunun cevabını öğrenme arzusundan dolayı 😀merak etme sende gayet sağlıklı hatta çoğu insandan daha sagliklisin çünkü özünün farkına varmış kendini sevmeye başlamış ve farkındalığın yüksek bir insansın benim hikayem şöyle basladı kendimi bildim bileli sabahları aynaya bakarken yüzümü incelerdim gözlerimin içine uzun uzun baktığım zamanlarda sanki bir başkasına bakıyormuşum hissiyatı oluyordu içimde bir süre bu devam etti evet kendimizi çok iyi tanıdığımızı düşünüyoruz açıkçası bende öyle sanıyordum ne giysem yakışır hangi yemeği sevdiğimi ne tür kitaplardan flimlerden hoşlandığım ve daha bir çoğu bunların hepsini biliyoruz degilmi.. fakat iş bunla bitmiyormuş biz dışımızı biliyoruz insanlara yansıttığımız kadarını ya içimiz ya içindeki seni biliyormusun bu soruyu sordugun an arayışlara giriyorsun işte bende uzun bir yolculuğa çıktım bu böyle maddiyata dayalı bir yolculuk değildi tamamen manevi tamamen sen, bedenin, ve en önemlisi nefesin, evet nefesin söylesene bana nefes alıp verirken ne kadar farkındasın? Bu soruyuda sorun kendinize olurmu.. benim ilk kendimle tanışmam meditasyonla oldu ilk zamanlar gözlerim kapalıyken o kadar tedirgin oluyordum ki nefes alışverişlerim bile çok hızlı oluyordu dik oturduğumda sırtım ağırıyordu kısacık bir meditasyon yapsam bile ne zaman bitecek canım sıkıldı diye içten içe kendimle konuşuyordum odaklanamiyordum aklima gelebilecek her türlü saçmalık geliyordu günler geçti haftalar geçti ve bir baktım 1 ayın sonuna geldiğimde günlük yaptığım meditasyonun bana başka şeyler hissettiriyordu kalbimin sesini dinleyebiliyordum nefesimin vucudumunda gezindigini dokunduğu her yeri hissediyordum kendime odaklanarak hiçbirşey düşünmeden meditasyonum nasıl olduğunu bilmeden bitiyordu sonundaki hissettiklerim ise huzur sakinlik ve en önemlisi icimdeki benle tanışmanın verdigi heyecan.. Çok uzun oldu farkındayım ama inanın daha çok şey var anlatmak istediğim ama şimdilik burda bitirim bir sonraki yolculugumda görüşmek üzere sen ve içindeki sene sevgiler.. kendine çok iyi bak olurmu 🤗

geceyle sohbet..

gece diz çökmüş dinliyor beni saatlerce

dinliyor dinliyor… bana diyorki..

bak güneş doğdu parmak uçlarında dans ediyor kalk eğlen diye

yıldızlar birbirine kucak açmış sevgi var üzülmekte niye?

takvim yapraklarına ve saatlere aldırma diyor…

senin takvim yaprağında zamanında tam sol yanının içinde…

cesine..

belkide sadece sarılmanı beklercesine üşüyorum.

gözyaşlarımı silmeni istercesine ağlıyorum.

aylarca penceremden yolunu gözlercesine özlüyorum.

rüyalarımda görmeyi dilercesine göz kapaklarımı kapatıyorum.

iyi geceler dermişcesine uyuyorum..

Baya oldu.

Baya oldu değil mi ? şöyle karnın ağırıncaya kadar göz kenarlarının kenarları kırışana dek kahkaha atmadın uzun zamandır beynindeki düşüncelerle boğuşup duruyorsun eskiden sabahları ilk uyandığında bir umutla yatağından kalkarken şimdi ise sanki gece hunharca dayak yemişcesine iliklerine kadar ağrıyor her zerren doğrudur inanırım benimde öyle bu sıralar birşeyler yazmak istesemde yazamadım uzun zamandır. kendimi hazır hissedemedim neye hazır hissedeceksem aslında her birimiz bu platforma içimizden gelen ne varsa yazıyoruz içimizi döküyoruz hazır olmamıza gerek yok değil mi ? bende gerek olmadığını düşünüyordum ama insanlar öyle şeyler yaşıyorki kısa bir zaman diliminde acısını içinde yaşamak daha kolay geliyor dökemiyor satırlara içinde yaşıyor inanmak istemiyor belki o yüzden kimseyle paylaşmak istemiyor sanki o üzüldüklerimiz ağızımızdan çıkarsa yada kelimelere dökülürse yaşadıklarımızın gerçekliğini kabul etmiş ve paylaşmış oluyoruz.

Galiba Düşüyorum..

Evet bugün pek iyi hissederek uyanmadım yatağımdan kalkmak istemedim sadece uyumak saatlerce uyumak gözlerimi açmamak istedim. yorgunluk var üstümde neyin yorgunluğu bu çalışmıyorum ki daha yeni mezun statüsünde yatıştayım evde günlerdir evde yatıp nasıl yorgun olabilirim ben düşündüm bir süre bir anda gözlerimden dökülenler anlattı beni bana yorgun olan beynim, yorgun olan kalbim, yorgun olan elim ayağım değil yorgun olan ruhum.. peki biraz yatıp dinlensem geçer mi? bir papatya çayı yapsam sıcak sıcak içsem bir duş alsam peki gelirmiyim kendime fiziksel yorgunluğun formülü varda neden bu hiçsizlik duygusunun yok.. hayat öyle içine katıyor ki bizi kendimizi unutuyoruz kendinizi unuttuğunuz oldu mu? aman şu arkadaşımın bana ihtiyacı var onun yanında olmalıyım aman ailemin bana ihtiyacı var ayakta durmalıyım dışarıdan güçlü demeliler bana dimdik ayakta herkesin yardımına koşan herkesin derdine derman olmalıyım peki ben ? peki sen ? bize kim koşacak biz kendimizi bu kadar güçlü gösterirken kim nerden bilecek o geceleri ıslattığın yastık kılıflarını.. uykusuz gecelerini.. midenin kaldırmadığı iştahının olmadığı günleri. hayır ne istiyorum ki ben benim kendimle derdim ne diyorum bu gece satırlarıma da dökmek istiyorum bunu ben neden kendimi tam anlamıyla açamıyorum kimseye neden güçlü gözükmek zorundayım bunu neden yapıyorum kendime bunu neden yapıyorsun bunu kendine…… bir düşün istedim ben düşünmekteyim bir süre gecelerde..

GÜÇLÜ OL!

Hayat ne garip bir anda değişebiliyor şekillenebiliyor, tabiki değiştirende şekillendirende bizleriz. İyi veya kötü kurduğumuz hayat bizim hayatımız. Bazen acımasız gelebilir insana kaderi hayat yeri geldiğinde sabırları zorluyor dimi haklısınız. Düşünmeli bazen insan bu hayatı acımasız yapan hayatın ta kendi simi ? yok yok yada bir başka seçim olarak söylim hayatı bu denli acımasız yapan hayatımıza aldığımız insanlar mı ? Küçüklükten beri bize denilen bir şey var Güçlü ol.. Bu güçlü olma meselesi var ya hani kısa bir söz ama uygulanması ne zor bir eylem oysa güçlü olmak bu hayatımızın her karesinde geçerli değil mi ? Yaş geçtikçe karşımıza çıkan sorunlarda duvar misali büyüyor. Ve güçlü olmak zorlaşıyor. Sabrımız boyumuzu aştı gidiyor …

Plan Yapmak mı? Anı Yaşamak mı?

Çoğumuzun aslında sürekli yaptığı bir şey var hayatlarımızda bazen bir defter alır not tutarız bazen düşüncelerle planlarız aslında günümüzü, aylarımızı,hatta saatlerimizi bende her insanın yaptığı gibi planlı yaşamayı severim hayallerimi bile not alırım şu ay şuna başlamalıyım şu ay şu kursa gitmeliyim diye ben ajanda tutanlardanım yazının gücüne inananlardanım aslında inananlardandım belkide bilmiyorum özellikle bu yılın başında her bir şeyi öyle detaylı düşünüp ajandama yazmıştımki her ayın bir gününü seçip sokak hayvanlarına mama dağıtacağım tarihleri bile yazmıştım yada ne bilim bu ay şu flimleri izlemeliyim şu kitapları okumalıyım ve gerçekten gerçekleşiceğine inandığım bir çok farklı şeyleri fakat öyle olmadı eminimki şu corona salgını hayatımıza girdiği günden beri bırakalım bir aylık planı 1 hafta içindeki tüm planlarımız altüst oldu hepimizin kafasında şimdi ne olacak sorusu herşey belirsizleşti birdenbire yarının garantisini bile veremiyoruz aslında günlük yaşıyoruz herşeyi olağan haline bıraktık bazı günler bir umuttur yaşamak diye uyanırken bazı günler o yataklarımızdan çıkamıcak duruma geldik bazı akşamlar yinede halimize şükredelim derken bazı akşamlar yatakta belirsizliklerle dolu düşüncelerden uyuyamıyoruz dönüp duruyoruz yataklarımızda… Şuan kimsenin bilemediği gibi bende ne olacağını bilmiyorum tabi ki ama şunu kendimce öğrendim fazla hevesli plan yapmamak gerek biraz anı yaşamalıyız andaki güzellikleri görmeli ve aslında her saniyesine şükretmeliymişiz aylar öncesinde farkında bile değildik dışarı çıkıp rahatça sokaklarda dolaşmanın aslında bizim için ne kadar büyük bir güzellik olduğunu, arkadaşlarımızla hoş muhabbetlerin değerini belkide şimdi daha iyi anlıyoruz , bu zorlu günler bizi yaşadıklarımızı özletti ama şuanki yaşadığımız anlardaki güzellikleri görmemizide bazılarımız uzun zamandır yaşadığı mahalledeki komşularını tanıdı belkide, akşamları birlik olup pencerelere çıkıp alkışlar tuttuk şarkılar söyledik ve birçoğunu yaptık aslında ailemizle evde belkide hiç yapmadığımız şeyleri yapar olduk bazılarımız yapboz yaptı bazılarımız isim şehir gibi küçüklüğünde ki oyunlara geri döndü demem şu ki plan yapmak hayatımızın bir parçası ama önemli olan plan yaparken o tarihlere takılıp kalırken anı kaçırıyoruz belki de.. Hep beraber güzel günlere..

ŞEHRE VEDA…

Vakit o vakit güzel adam, gidiyoruz yıllarca anılarımızı biriktirdiğimiz şehrimize veda ediyoruz,
İçinde sen ve seninle yaşadığım anılarım olan küçük dünyamdan gidiyoruz,
Bizi neler bekliyor inan bilmiyorum bu şehirden her gittiğimde ayın şu günü kavuşcaz diyerek giderken şimdi ne zaman sarılacağımı bilemeden vaktini bilemeden gidiyoruz,
Seni yanımdayken bile özlerken,
Şimdi kilometrelerce birbirimizden uzakta nasıl olacağını bilmeden gidiyoruz,
Hayat zor mücadele etmemiz gerek her ne olursa olsun usanmadan bıkmadan mücadele etmek gerek ,
Sen yanımda olamasan da bizim için mücadele edicem hem ben büyüdüm biliyorsun,
Biliyorsun çünkü sen hayatın gerçeklerini gösterdin bana,
Sana ne kadar teşekkür etsem az ,
Şu koca evrende beni sevdiğin için teşekkür ederim,
Seni seviyorum güzel adam…

GECELER..

Geceler en sevdiğim zaman dilimi..
İnsanların kendileriyle yüzleştiği, özlemlerin bastırdığı, sevginin iliklere kadar yaşandığı..
Geceler en sevdiğim zaman dilimi..
Kitapların okunduğu,kelimelerin sayfalara döküldüğü. müziklerin dinlendiği,
Geceler en sevdiğim zaman dilimi
Hoş sohbetlerin yapıldığı,kahvelerin yudumlandığı,kahkahaların duyulduğu
Geceler en sevdiğim zaman dilimi,
Sevdiğin adamı uyurken izlemek gibi..

DİYORUM..

Kitaplar diyorum onları okuyun,
Bir insan tanımak yerine bir kitabı tanıyın,
Şarkılar diyorum onları dinleyin,
Bir insanın yalanlarını dinlemek yerine şarkılara sığının,
Çiçekler diyorum onları sulayın,
Sizi haketmeyen bir insana bir bardak su vermek yerine,
Hayvanlar diyorum onları sevin,
Sizi gerçekten sevmicek bir insana vericek sevgi yerine,